Yükleniyor...
Buradasınız:  Anasayfa  >  Politika  >  Güncel Yazı

Şehit mi Kurban mı?

Tarafından   /  17 Ağustos 2011  /  8 Yorum

No Gravatar

Neredeyse her gün gençlerimizin ölüm haberlerini aldığımız ve kime hizmet ettiği “belli olmayan” bu anlamsız çatışma ortamında sıklıkla duyduğumuz şehadet kavramı, esas olarak Bakara suresinin 154. ayetine dayandırılır.

Ve Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz, farkında olmazsınız. (Bakara, 154)

80 yıl boyunca devleti perde arkasından yöneten laikçi subaylar, bir yandan dine ve dindar halka karşı tavır alırken diğer yandan da “şehadet”, “peygamber ocağı”, “Mehmetçik (küçük Muhammed)” gibi dini kavramları kullanarak propagandalarını sürdürdüler. Neyse ki artık eski cuntacı askeri vesayet Türkiye’sinde yaşamıyoruz.

Kur’an’da belirtildiği üzere anlıyoruz ki Allah yolunda öldürülenlere “ölü” diyemeyiz. Öyleyse burada “Allah yolunda ölmek” ne demektir, bunu anlamamız gerekiyor.

İnsan hayatı bu dünyada en değerli kavramdır…

Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş memleketlerde iş güvenliği yasaları gereği bir inşaat işçisini başında koruyucu baret olmadan çalıştıramazsınız çünkü başına bir taş düşebilir. Veya yüksek binalarda çalışan bir cam temizleyicisini gerekli kalite ve kriterlere sahip emniyet halatları olmadan çalıştıramazsınız. Bu tür örnekler çoğalır gider. Bunun sebebi insan hayatına değer verilmesidir. Bir de Türkiye’ye bakalım; bu güne kadar başında baret olan kaç tane inşaat işçisi gördünüz. Bunlar basit ama insan hayatına verilen önem bakımından önemli göstergelerdir.

İş güvenliği kuralları güvenlik birimleri için de geçerlidir!

Eğer çatışmalı bir ortam varsa (hatta bu ortamın mevcut olması bir yana, ihtimali bile yeter), burada görev yaptırılan her bir asker ve polise devletin kurşun geçirmez yelek vermesi gerekir. O da yetmez, bu güvenlik görevlilerinin uzaktan mayın tespit eden uyarı cihazları ve uzaktan kumandalı düzeneklere karşı jammer cihazları ile emniyete alınması gerekir. Bunları şimdiki gibi tek tük değil her personel için uygulamakla devlet yükümlüdür. Bunu yapmadığı takdirde kaybedilen tüm insanlarımızın katlinde devletin sorumluluğu vardır.

Askerlik yaptırılırken kaybedilen bu canların sorumluları, göz göre göre bu zavallı çocukları emniyet tedbirleri olmadan katillerin kucağına atan Genelkurmay ve Savunma Bakanlığıdır. Ve bu yapılan, kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Kimse “devletin parası yok da bu emniyet tedbirlerini temin edemiyor” diye maval okumasın. Eğer ailelerinden koparıp aldığınız bu çocukların güvenliğini sağlayamıyorsanız, bunları ölümün kucağına atamazsınız. Haydi, rütbeli askerler ve kodaman siyasetçiler kendi çocuklarını göndersinler bakalım çatışma bölgelerine!

Şimdi gelelim Bakara 154’e… Siz buna “Allah yolunda ölmek” mi dersiniz, yoksa “bile bile uçuruma itilmek” mi?

Askerlik yapanlar bilirler; askerlik cüzdanı (ki bu askerin kimlik kartı niteliğindedir) alırken Mal Müdürlüğüne gidersiniz ve cüzdanınızı oradan alırsınız… Askerlikte er, erbaş sayısı “adet” olarak ifade edilir… “Asker, ordunun demirbaşıdır”… Yani kısaca “ordumuz” bizi MAL olarak görüyor, insan olarak değil. İşte bunlar,  askeri elit zihniyetin, “demirbaş”larına verdiği değerin bir göstergesi, bir yansıması olarak karşımızda duruyor.

Bu cinayetler istenirse önlenebilir ama önlenmiyor ve bunun için bir çaba gösterilmiyor. Dağlarda savaştırılmak üzere ailelerinden koparılıp alınan gencecik askerler de, cehalet ve sefaletlerinden istifade edilerek dağlarda savaşmak üzere kandırılmış militan çocuklar da ana evlatlarıdır ve hepsi bu ülkenin çocuklarıdır. Ve bunlar birbirlerine kırdırılmaktadır. Hepsi de öldüğünde arkalarından bir ana ağlamaktadır. Ve biz saçma milliyetçilik anlayışımızdan kurtulmadıkça da bu davanın sonlandırılması kolay olmayacaktır.

Ben şahsen bu anlamsız ve birileri tarafından alçakça organize edilen çatışmalarda ölen çocukların, -hangi taraftan olursa olsun- şehit değil kurban olduklarına inanıyorum. Doğrusunu Allah bilir. Eğer yanılıyorsam da O’nun affediciliğine sığınırım.

Bu yazdıklarımla birçok kişinin duygularını istemeden de olsa rencide edeceğimin farkındayım ama bizler düşünen, araştıran ve yazıp çizen insanlar olarak duygusal ve hamasi değil rasyonel olmak durumundayız. Ve gözlemleyip analiz ettiklerimizi toplumla paylaşmakla yükümlüyüz.

Ve neticede toplum olarak zihniyetimizi düzeltmeden içinde bulunduğumuz durumu düzeltmemiz mümkün değildir.

Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. (Ra’d Suresi, 11 Ayetten)

 

www.anahtar.tv

Kimler Neler Demiş?

8 Yorum - "Şehit mi Kurban mı?"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
alpay
Ziyaretçi

Hamza kardes,
SIKINTILI bir konuya deginmissin.simdi tum bu soylediklerin isiginda, hayatin, olumun sadece alemlerin Rabbi olan Allah icin olmasi gerekliligi ni goz onunde bulundurursak dedigin gibi sehitlik mertebesinin de bu kadar kolay olmamasi gerekir. Allah icin olmenin kistaslari nelerdir? bu kardesler bunun icindemidir? Allah geride kalanlarina sabir ve sukunet versin, umulurki Allahin rahmet ettiklerinden olurlar. Sunuda unutmamak lazim ki Allahin rahmeti ancak O’na kulluk edenleredir. saygilar..

ayhan
Ziyaretçi

Hocam, o zaman bu terorist kardeslerimiz! ,gelecek ulkeyi bolecek bizlerde sehit sayilmadigimiz icin seyredecegiz oylemi?

yazinizdan bunu cikardim, su ulkede yasayan musluman halk sizin yazdiginiz Ayetleri bilmiyormu sizce?

Acikcasi pkk denen sahsiyetsizlerin cogunun musluman olmadigini bildiginiz halde! yinede boyle bi yazi yazmaniz acikcasi beni hic sasirtmadi.

Biz muslumanlarin evleri yuvalari Allah tarafindan veya Peygamberimiz tarafindan kutsal oldugunu bunu savunmamizinda normal oldugunu bildirdikleri halde siz bu buyuk ilminizle! bunu ogrenmediginizimi soyluyorsunuz?

Evet Tc zamaninda Askeriyenin basinda bulunan bazi alevi komutanlarin yuzunden tartisilacak hareketler yapmislardir

peki ya simdi?

pkk nin arkasindaki muslumanlik dusmani ser odaklarini bildiginiz halde su yaziyi yazmanizdaki mana ve ehemmiyet nedir?

kadir kolay
Ziyaretçi

hiçbir karşılık gözetmeksizin yapılan hayırlı işlere “allah rızası için” denir.yani allah yolunda anlamına gelir..
hiç bir karşılık gözetmeksizin,vatan müdafasında can veren insanlarda allah yolunda can vermişlerdir,onlara şehit denir…
Vatanı olmayanın,dini-imanı ve geleceği olmaz…..

nur
Ziyaretçi

bu yazıya baştan sona hak veriyorum..zaten düşündüğüm şeylerdi burda yazanlar okuyunca birilerininde benimle aynı şeyleri düşünüyor olması içimi rahatlattı..

Hüseyin Öztürk
Ziyaretçi

Ölüm vatan yolunda, dirliğin bir tutulması, müslümanların canı yanmasın diye ise ŞEHİT olurlar diye biliyorum… Ama amaçlarını bile bilmeden dağlarda ne için yaşayıp ne için öldüğünü bilmeyenlerle ŞANLI DESTANLARA sahip, Allahu Teala ve Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olmuş Türk Ordusunu yani MEHMETÇİĞİ bir kefeye koymanız sizin beyninizdeki birkaç virüsün sisteminizi ele geçirmek için düzenledikleri siber saldırılar olarak düşünüyorum 🙂
Unutmayınız efendi; Mehmetçik subaylardan ibaret değil, kötü subaylardan hiç değil…
sap ile samanı öyle bir boca etmişsiniz ki şu saatten sonra yazılarınıza hep ÖN YARGI ile bakma zorunluluğu hissettirdiniz.Selametle…

rüştü manav
Ziyaretçi
Değerli yorumcular, Kimsenin avukatı değilim ama ” Sussam gönlüm razı değil, söylesem dinleyen yok “hesabı…Olaylara objektif bakmak istiyorum..Aslında konu hakkında yazmak – doğruları yazmak- kolay değil…Hamza bey’i bu cesur yazısından dolayı da kutlarım.. Vatan için Bayrak için ölmek elbette kutsal bir olgu ancak şehitlik başka bi şey..! Devlet yöneticileri dağlara gönderecek insan bulamaz dı şehadet söylemi olmasaydı…Bunun karşılığında da şehit yakınları ve öksüz bıraktıklarına sahip çıkılmalıdırlar,öylede yapılıyor kanımca. Maaş veya bazı ödemeler yapılarak ödüllendirilmektedirler.. Allah vatan müdafaasında ölen bütün kardeşlerimizi cennet mekanında misafir etsin inşallah.. Bütün kalbimle içtenlikle dua ediyorum.. Ancak; Şehadet tanımlaması başka bir şeydir.Hamza bey bunu anlatmış açıkça… Read more »
ayşe mira
Ziyaretçi
Sayın Hamza Bey , Düşüncelerinize katılıyorum çok teşekkürler yüreğiniz dert görmesin.Bizim sizin düşüncelerinize ve yüreğinize ihtiyacımız var.Sizi ve Ahmet Beyi programlarınızı beğenerek izledik ve tekrarlarını hala izliyoruz.Bizim gerçekleri gören ve bunları görmekle kalmayan dile getirip bize öncülük eden siz gibi yürekli insanlara ihtiyacımız var .Ben 42 yaşında bir bayanım hayatım boyunca hep şehit haberleri duydum televizyonda her seferinde burnumun direği sızlar ve ağlarım.Son şehit haberleri aslında (k a t l i y a m) kollarım ayaklarım uyuşuyor felç olmaktan korkuyorum ve benim 40 yıldır dile getiremediğim bir çözümü olmalı deyip de anlatamadığım her şeyi açık ve net bir şekilde yazdınız… Read more »
YRDNR GLMSR
Ziyaretçi

Sayın Hamza Beyin, bu Makaleside güzel olmuş.

Ben , küçük rütbeli asker kızıyım.Küçükken, bir tören dönüşü; babama sordum. ” Şehit nedir ” Vatanı, Bayrağı, Dini ve Milleti için Ölene, bir de çalışırken ölene, İş Yerinde ölene ” Şehit ” denir. Demişti. Hep öğle bildik.
Saygılar.

wpDiscuz

Bunlar da ilgini çekebilir

Türkiye’nin Kaderini İlgilendiren Soru

Devamını Oku →