Yükleniyor...
Buradasınız:  Anasayfa  >  Manşet Haberler  >  Güncel Yazı

Saul ve Davut – “Eski Ahit’teki Türkiye”

Tarafından   /  07 Ağustos 2012  /  3 Yorum

No Gravatar

Ahmet Yavaşoğlu’nun son kitabı Saul ve Davut geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı. Eski Ahit’teki Samuel kitabını güncel bir yorumla ele alan Yavaşoğlu, bu dinsel ve tarihsel metnin, enteresan bir şekilde geleceğe, hem de tam günümüz Türkiye’sine dair bilgiler veya paralellikler içerdiğini düşünüyor. Bu bakımdan ilginç bir çalışma ele almış. Kendisiyle yeni kitabı Saul ve Davut konusunda bir röportaj yaptım.

 

– Sevgili Ahmet, yeni kitabından kısaca bahseder misin?
– Elbette. Kitap kısaca İsrailoğullarının “Tanrının krallığı” altında yaşadığı kaos dolu dönemden (hakimler döneminden) krallığa geçişini anlatan oldukça enteresan bir hikaye.

 

– Kitapta öne çıkan karakterler kimler?
– Krolonojik olarak sayarsak, peygamber Samuel İsrailoğullarının son hakimi, bugünkü manada bakarsak devletin en üst makamı… Kral Saul, halkın seçtiği kral… Kral Saul’un oğlu Yonatan, zaman zaman babasıyla ters düşen ama görevini yapan bir prens… Son olarak da Davut, bu karakter de Kur’an’da adı geçen Davut peygamberdir.

 

– Hikâye nedir, kısaca bahseder misin?
– Hikayemiz, Hz. Musa’nın Kızıl Denizi İsrailoğullarıyla geçmesinden sonra, aşağı yukarı 500 yıl sürecek olan kaos döneminin bitişiyle başlar. Bu kaos dönemi “Tanrının krallığı” dönemidir. Son hakim peygamber Samuel, Hz. Musa’nın ahit sandığını düşmandan geri alarak kısa bir süre ülkede istikrarı sağlamış ancak bir zaman sonra yaşlandığı için yönetimi oğullarına devretmiştir. Oğulları babasının yolunda yürümeyip yolsuzluğa ve haksızlığa bulaşmışlar. İsrailoğulları bu kötü gidişata isyan etmiş, temsilcileri ve halkın ileri gelenleri vasıtasıyla Tanrının krallığını reddetmişlerdir. Ve Tanrı halkın isteğiyle onlara yeni bir kral seçmiştir. Ancak Tanrı bu seçimin sonucunda neler olacağını halka önceden bildirmiştir.

 

– Kral seçimle mi gelmiştir?
– Evet, enteresan bir şekilde kral, seçilmiştir. Hem de halk tarafından. Tanrı Benyaminli Kiş adında sözü geçen bir adamın oğlunu kral seçmiştir. Adı Saul’dur ve Benyaminlidir. Yani halktan biridir. Yahudalı değildir. “Seçilmiştir” dedim çünkü önce Tanrı, Saul’u seçmiş sonra halkın bir arada toplandığı Mispa kentinde çekilen kura ile Saul kral seçilmiştir; seçim adildir bu yönüyle. Aşağı yukarı bugünkü seçim sistemine benziyor. Saul’un, Eski Ahitte ilginç bir şekilde uzun uzun tarifi yapılmıştır. Yakışıklıdır, boyu herkesten bir baş uzundur, İsrailoğullarının en küçük oymağı Benyamin’in en küçük boyu Matri’ye mensuptur ve çok ilginçtir seçimle yani kurayla seçildiği sırada ortadan kaybolmuş ancak Tanrının yerini göstermesiyle bulunabilmiştir.

 

– Sonra ne yapmıştır kral Saul?
– Saul seçildiğinde, bu seçime karşı çıkanlar vardı ancak Saul, Ammonlular tehlikesi belirince Ammon kralı Nahaşı yenip bütün muhalefeti susturdu ve krallığının uzun yıllar sürmesinin temelini atmış oldu. Peygamber Samuel halkı Gilgal’a toplayarak şu uyarıyı yaptı kral Saul’e ve halka. “Tanrı İsrailoğullarını Mısır’dan çıkarıp düşmanların elinden kurtardı ancak İsrailoğulları pek çok defa Tanrıya karşı geldiler. Bundan sonra Tanrının emrine uyarsanız ne ala. Karşı gelirseniz Tanrı sizi de kralınızı da cezalandıracak.” Peygamber Samuel’in bu uyarısı hemen iki yıl sonra gerçekleşmeye başlar ve bir savaş sırasında Saul’un Tanrının emrini uygulamayıp Samuel’le ters düştüğünü görürüz. Bu arada da karşımıza Saul’un oğlu Yonatan karakteri çıkar. O da yanlışlıkla babasının emrine karşı gelmiş ve babası tarafından öldürülmek istense de halk tarafından korunmuştur. Bu savaştan sonra Tanrı, Saul’e bir şans daha verir ve Amelekleri yok etmesini emreder. Saul ordusuyla Amelekleri yener ancak tanrının emrine karşı gelerek her şeyi yok etmez. Bunun üzerine Samuel tarafından azarlanır ve krallığının bir başkasına geçeceği ilan edilir.

 

– Tanrı yeni bir kral seçmiş midir?
– Evet, Tanrı yeni bir kral seçer. Bu kişi Kur’an’da da adı sıkça geçen Davut peygamberdir. Ancak eski Ahit’te Davut sadece kraldır, bunu da belirtelim. Davut tanrının emriyle peygamber Samuel tarafından gizlice seçilir. Zira o sırada kral, Saul’dur ve bu seçim gizlice yapılması bundandır. Davut kızıl saçlı genç yakışıklı biridir ve çobanlık yapmaktadır. Beytlehemli İşay’ın oğludur. Kral seçildikten hemen sonra iyi lir çaldığı için kral Saul’un hizmetine alınır. Kral Saul, Davut’un yeni kral olduğunu bilmemektedir. Saul, Davut’u çok sever ve silah taşıyıcılığı görevini ona verir. Daha sonra Saul’un Davut’la bir savaş sırasında karşılaşmalarını görürüz. Efsanevi savaşçı Golyat’ı yenen Davut’a, Saul kızını verir. Saul’un oğlu Yonatan da Davut’u çok sever ve onu hayatı boyunca koruyacağına söz verir. Halk Davut’u o kadar sevmiştir ki “Saul binlercesini, Davut on binlercesini öldürdü” diye bir ezgi halkın arasında yayılır. Saul halkın Davut’u kral gibi görmesinden dolayı öfkelenir ve Davut’u öldürmek ister. Davut, Yonatan’ın da yardımıyla Saul’den kaçar. Ve hikâyenin bundan sonraki kısmı Saul’un Davut’u kovalamasıyla geçer. Saul bir türlü Davut’u yakalayamaz. Bu arada Saul, Kâhinlerin hepsini Davut’a yardım ettikleri için öldürtür. Kalan bir kâhin Davut’un yanına kaçar. Tanrı birkaç defa Saul’u Davut’un eline verir. Ancak Davut, kral Saul’a asla bir kötülük yapmayı düşünmez. Zaman zaman Saul ve Davut barışırlar sonra yine araları bozulur. Bu böyle sürüp gider. En sonunda Davut bu istikrarsız durumun bir gün hayatına maal olacağını anlar ve Gat hükümdarının ülkesine kaçarak sığınır. Orada büyük işler yaparak kısa sürede Gat kralının en önemli adamlarından biri olur.

 

– Hikâyenin sonunda ne olur?
– Hikâyenin sonunda Gat kralı İsrailoğullarıyla savaşmak için müthiş bir ordu toplar. Kral Saul ise herkesi karşısına almış, peygamber Samuel ölmüş, Kâhinleri öldürtmüş ve tanrıya danışacak geride kimse bırakmamıştır. Peygamber Samuel’in ruhuna danışmışsa da Samuel ona oğullarıyla beraber öleceğini söyler. Bu aynen böylede olur. Gatlılarla yapılan savaşta Saul ve oğulları ölür. Çok ilginçtir ki Saul’u öldüren bir Amelekdir ve İsrail ordugâhından kaçıp gelmiştir.

– Siz daha önceki ön görüşmemizde bu hikâyenin günümüzdeki olaylarla ve karakterlerle birebir örtüştüğünü anlatmıştınız bana. Bunu daha da açıklayabilir misiniz?
– Evet çok ilginç ki bu kitabı yazarken ve olayları incelerken, Eski Ahit’te göz çıkartırcasına tarifi yapılan Saul karakterinin bugün yaşayan çok önemli bir siyasi figürle çok benzeştiğini gördüm.

 

HAMZA YARDIMCIOĞLU’NUN NOTU:
Arkadaşım yazar Ahmet Yavaşoğlu, bu konuyla ilgili özel bir sohbetimizde, Eski Ahit’teki Samuel Kitabında geçen tüm karakterlerin, günümüzdeki siyasi figürlerle örtüştüğünü, bana bir bir isimlerini vererek anlattı. Ancak kendisi bu isimleri açıklayarak kamuoyunda ters tepki görmek istemiyor. Bu yüzden kitabında açıkladığı tek bir isim haricinde diğer isimler tartışmaya kapalı. Ama bazı ipuçları veriyor…
Eski Ahit üzerine yaptığı bu çalışmasındaki tüm çıkarımları, kendisine aittir. Bizim, bu iddiaları desteklemek veya çürütmek gibi bir kaygımız yoktur. Yaptığımız, meseleyi kültürel yönü ve haber boyutuyla gündeme getirmektir. Bunu özellikle belirteyim…

 
Son olarak:
Yavaşoğlu’nun tezindeki en önemli mesele, ilk bakışta kral Saul gibi görünüyor ama değil. Asıl mesele, Saul’un krallığı yıkıldıktan sonra onun yerine geçecek olan kral Davut’un kim olduğu meselesi…

 

Röportaj: Hamza Yardımcıoğlu

www.anahtar.tv

    Çıktı       E-Posta

Kimler Neler Demiş?

3 Yorum - "Saul ve Davut – “Eski Ahit’teki Türkiye”"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
hy
Ziyaretçi

onuda kitabı alırsak öğrenebiliriz galiba

Kemal Şen
Ziyaretçi

Kamuoyundan tepki görecek diye bir araştırmacı kendi yorumu olan bilgileri kitabında yazamayacaksa ( Hakaret içermedikten sonra ) o zaman yazarlar araştırmacılar ÖZGÜR diyebilir miyiz?!..Demek ki hala ( Allah değil ) korkulan KULLAR var..Ve de bunlar müslüman..İLGİNÇ değil mi?!..Yalnız ALLAH’dan korkulan ve korkan insanlar olamadıkdan sonra biz Kur’an’ı ne diye rehber ediniyoruz peki ?..Dünya ikbali önde yada müslümanlar da manevi zulüm yapabiliyor anlamı çıkıyor korkulduğuna göre bir anlamda da..Allah sadece kendinden korkup hakkı doğruyu söyleyebilen topluluk ve fertlerinden eylesin hepimizi o manada ıslah ve kamil eylesin inşallah..

Ahmet Uğurlu
Ziyaretçi

Sn. Hamza Bey
Saul ü seçen İsrail halkıydı, eğer Saul, RTE ise o zaman bizler de İsrail halkı olmuyor muyuz? Eski ahitde bizlerden israilliler diye bahsediyorsa o zaman Kuran da geçen israil oğulları dendiğinde Türk Halkı nı da anlamalımıyız? En azından bazılarında. Örneğin İsra suresinde söz edilen bir yükselişle yükseltilecekler diye bahsedilenler bizler olabilir miyiz? Biraz taraflı ve zorlama bir yorum oldu ama siz de kendi düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim.

wpDiscuz

Bunlar da ilgini çekebilir

Doç. Dr. Yavuz Örnek, Nuh Tufanını Anlatıyor

Devamını Oku →