Yükleniyor...
Buradasınız:  Anasayfa  >  Manşet Haberler  >  Güncel Yazı

Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?

Tarafından   /  16 Haziran 2015  /  Yorum yOK

No Gravatar

Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
 
Bir genel seçimi de arkamızda bıraktık. Ancak, kimisi kendi başarısızlığını örtmek, kimisi zafer sarhoşluğundan, kimisi de kin ve öfkesinden uluorta ve arkasını düşünmeden konuşmaya başladı.
 
Bu meyanda bir RESTORASYON lafıdır almış başını gidiyor, delinin biri kuyuya taş attı kırk akıllı çıkaramaz oldu. Bu RESTORASYON hükümeti kurmaktan bahsedenlerin geçmiş dönemdeki restorasyonlarını yani icraatlarını; ya yaşadık ve şahit olduk, ya da dinledik, okuduk, biliyoruz. Bunlara hiç girmeyelim, çıkamayız. Garip olan bir akıllı çıkıp da “Yahu kardeşim bu neyin RESTORASYONudur?” demiyor, kafam biraz karışık şöyle ki;
 
13 yıllık AK Parti iktidarı bu haliyle bile bir rekor; halkın çoğunluğu 3 dönem tek başına iktidar vermiş, dile kolay tam 10 (yazıyla ON) seçim kazandırmış. 4. Dönemde de %41 ile birinci parti seçmiş. İkinci parti ile arasında % 15 gibi açık ara bir fark var. Bu cumhuriyet tarihinde kuruluşundan bu yana bir ilk. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
13 yıllık iktidar, cumhuriyet tarihinde yapılmış toplam üretimin her alanda en az 3 katını başarmış; kişi başı milli gelir 3 bin dolarlardan 10 bin dolarların üzerine çıkmış. GSMH 220 milyar dolardan 800 milyar dolarlara çıkmış. Yıllarca ah vah ile hasret çektiğiniz, özendiğiniz Avrupa Birliği işsizlik ve borç batağında kıvranırken Türkiye IMF borcunu sıfırlamış, Avrupa’nın en az borçlu ülkeleri arasına girmiş. http://tr.tradingeconomics.com/. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Ecevit, G-7 olarak ifade edilen Batılı ülke liderlerine mektup yazarak, Türkiye’nin krizden çıkışı için acil olarak 12 milyar dolara ihtiyacı bulunduğunu bildiren mektuplar yazarken, IMF’den 1.3 milyar dolar kredi alabilmek için bir gecede 15 kanun karara bağlayarak, aldığı kredi ile memuruna 15 gün gecikmeli maaş dağıtırken, Türkiye bugün 4.5 milyar dolar insani yardım yapar duruma geldi. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Bolu dağı 16 yıl sonra, 17 bakan eskittikten sonra açılmış. Karadeniz Sahil Otoyolu 20 yıllık macerası sonunda bu dönemde tamamlanmış. Ki bu proje içinde Türkiye’nin en uzun kara yolu tüneli olan 3 bin 775 metrelik ”Nefise Akçelik Tüneli”bulunuyor. Güzergahta ayrıca toplam uzunluğu yaklaşık 3 bin 887 metre olun 34 adet köprü de yer alıyor. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Ülkede 1923-2003 yılları arasındaki dönemde toplam 50 kilometrelik tünel yapılmış, 2003-2014 sonuna kadar ise toplam 200 kilometrelik tünel bitirilmiş. Sadece 2015 yılında 128 kilometrelik tünel açılacak. Rize-Erzurum karayolu güzergahındaki 2600 rakımlı Ovit Dağı’nda 50 yıldır yapılması istenen tünel hayata geçiriliyor. Türkiye’nin birinci, dünyanın dördüncü en uzun tüneli olan 14.7 kilometre (14.700 M) uzunluğundaki tünel bitmek üzere. 80 yılda tamamlanmış otoban yol 13 yılda tam 3 katına çıkarılmış. Düşünüp hayalini kuramayacağın projeler bağlatılmış. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Belki de hala haberin yoktur ama Türkiye’nin 3. Uzun asma köprüsü “Nissibi” Adıyaman’da Atatürk barajı üstünde açılmış. İstanbul- İzmir otobanı başlamış bu çerçevede İzmit körfezine asmalı köprü inşaatı başlatılmış, -şayet engellemezseniz- bu yıl sonunda açılacak; Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Marmaray açıldı, İstanbul’un altı şantiyeye döndü, yeni metro ve tramvay hatları açıldı. Anadolu yakasında 22 KM ilk metro açıldı. İstanbul’un 2. uluslararası havaalanı Sabiha Gökçen açıldı. Londra ve Frankfurt havaalanlarını bitirecek 3. havaalanı projesi başladı. Boğaza 3 katlı tüp geçit yapılıyor. 3. Köprü Yavuz Sultan Selim bitmek üzere. Kimsecikler görmeden duymadan bir zamanlar toprak doldurulması tartışılan Haliç’e Boğaziçi’nden can suyu geçişi sağlayan, yılda 3 defa Haliç suyunu yenileyen tünel bitirilmiş, Metrobüs bitirilmiş, klimalı şehir hatları vapurları, arabalı vapurlar, klimalı İETT otobüsleri gelmiş; Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesini “saray” diyerek algı yaratırlarken Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay için en modern saraylar bitirilmiş. Dünyanın en büyük adalet sarayı İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bitirilmiş. Okmeydanı’nda 19 kat, 19 blok, 326 duruşma salonundan oluşan Avrupa’nın en büyük Adalet Sarayı bitirilmiş. Bütün eski ve köhne devlet kurumları, okullar ya yenilenmiş ya yeniden inşa edilmiş. Milliyetçilik/ulusalcılık lafta kalmamış ata yadigarı bütün eserler yurt içinde ve dışında restorasyon edilmiş. Orhun abidelerine, Alparslan’ın mezarına kadar el atılmış. Bu arada bütün devlet hastaneleri yenilenmiş, yeniden inşa edilmiş. Vatandaşlar sosyal devletin nimetlerinden yararlanır hale gelmiş. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Savunma sanayisinde yerlilik oranı % 15’lerden % 45’lere çıkarılmış. İlk yerli gemi, helikopter, tank, obüs topları, ZPT, füze ve roketler, uydu üretilmiş. 80 yıl aradan sonra ilk yerli piyade tüfeği imal edilmiş. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Sen evinde TV seyrederken -80 yıldır düşünülmemiş olan- dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankası olan Türkiye Tohum Gen Bankası açıldı. Böylelikle 12 bin civarındaki bitkinin 3 bin 900’den fazlası endemik (başka yerde olmayan) bitkinin anavatanı olan Anadolu bitki örtüsü korunmaya alındı. Yediğin ekmeğin tuz oranından, içindeki madde oranlarına kadar bir kriter ve oran getirilerek -patronların cepleri yerine- senin sağlığın düşünülmeye başlanmış. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Yorgun Anadolu insanının 300 yıllık yenilgi, toprak kaybetme, bozgun ve benliğini yitirme haline son verildi; ülkene ve milletine 2023, 2071 hedefleri koyularak, ekonomik başarıyla beraber bir özgüven kazanıldı. “Bu millet adam olmaz” dan “biz yaparız” ve de “Şu Türkler de çok olmaya başladı” ya geldik. Türk iş adamları dünyanın altını üstüne getirmeye, yurt dışında yatırım yapmaya başladı. Orta gelirli insanlar artık tatillerde yurt dışına çıkar oldu. Yunanistan, İtalya gibi Avrupa ülkelerinde -bol harcama yaptığı ve bahşiş verdiği için-en muteber turist Türkler oldu. Sahip olduğu tek ayakkabısına pençe yapan vatandaş, şimdi evinde 5-10 çift ayakkabı ve bin bir çeşit gardolap sahibi oldu. Gelir düzeyi yükselen halk, evinde yemek yemez hale geldi. Beyaz eşya, araba ve konut satışlarında rekor üstüne rekorlar yaşandı. Millet yaşadığını, insan olduğunu hatırladı. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
90’lı yıllarda bir sürü siyasi ve devlet adamı şaibeli bir şekilde ölmüş. 17.500 faili meçhul cinayet işlenmiş. Vatanın bir bölgesinde OHAL uygulanırken PKK ile mücadelede 50 bin insan ölmüş ve bunun maliyeti de 1 trilyon dolara varmış. Dahası asırlar sürecek bir kin davası olmaya yüz tutmuş bir sorunda, demokratik haklar tanınmış ve çözüm süreci başlatılmış; her gün 10-15 şehit artık gelmez olmuş. Bir barış süreci başlatılmış. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
80 yıldır yok sayılan, varlığı dikkate alınmayan ve hakarete maruz kalan dindar kesimler, karşılarında kendisine saygı duyan, eşit davranan ve en önemlisi inançlara müdahale etmeyen bir devlet gördü. Devletin şefkat eli yurdun her köşesine eşit uzandı. 80 yıldır mahrumiyet bölgesi adı verilen Ankara’nın ötesine hizmet akmaya başladı.2002 yılında sadece 26 havaalanı olan bu ülkede,günümüzde 21’i uluslararası uçuşlara açık 52 havaalanı oldu. 2003 yılında 8,7 milyon olan iç hat yolcu sayısı 10 kat artarak 85 milyonu aştı. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Şu paralel çeteyle mücadele çerçevesinde yapılan atama ve yer değiştirmeleri beğenmiyor ve seçimlerdeki desteklerinden dolayı diyet borcunu ödemek babında restorasyondan bahsediyorsan; o zaman geçmişte TSK’dan atılan binlerce dosyayı önüne koyarlar, 28 Şubat sürecinde rektörlerin aldığı brifingleri, meslek kuruluşlarının sokaklara dökülerek yürütülmesini insanın yüzüne vururlar. Daha dün 2005’te mecliste Cemaat hakkında verdiğin önergeni yüzüne çarparlar. Devlete hizmet edene destek verilir, Siyonistlere ve düşmanlarla işbirliği yapana, ihanet edene de şamar atılır, cezası kesilir. Bunun neresini RESTORASYON edeceksin?
 
Bunu daha çok uzatmak mümkün ama insanoğlu ilk atasından beri değişmedi; temel ihtiyaçları ve zaafları aynı. Arapça olan insan kelimesinin iki manasından biri unutan, unutkandır. Uzun lafın kısası sözlerin en güzeliyle bitirelim: “Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim -7)
 
 
Atakan Akıncı

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Bunlar da ilgini çekebilir

HAARP Deprem Silahı ve Mart’ta Başlayacak Operasyonlar

Devamını Oku →