Yükleniyor...
Buradasınız:  Anasayfa  >  Analiz  >  Güncel Yazı

Türkiye’nin Kaderini İlgilendiren Soru

Tarafından   /  11 Kasım 2016  /  3 Yorum

No Gravatar

Başkanlık sistemiyle ilgili sorulması gereken en önemli soru, valileri kimin seçeceği. Halk tarafından mı seçilecekler yoksa başkan tarafından mı atanacaklar? Yani valiler kimi temsil edecek? Bu soru büyük önem taşıyor çünkü başkanlık sitemlerinde valiler artık sadece mülki amir değil, yetkileri arttırılmış yerel yöneticiler ve siyasetçilerdir. Siyasi kararlar alırlar. Benzetme yapacak olursak, kendi bölgelerinde bir nevi başbakan gibidirler. Mesele, alacakları kararları, temsil etmeleri beklenen kitle adına mı yoksa kendilerini atayan başkan adına mı alacaklarıdır.

Diyelim ki %51 oyla sağ siyaseti temsil eden bir başkan seçildi. O başkana oy vermemiş sol ağırlıklı seçmene sahip illerin idaresine gelecek valiler kim tarafından göreve getirilecek? Veya tam tersini düşünün.

Bundan birkaç sene önce hükümetin anayasa komisyonu başkanı, bir tv kanalında “valileri biz atayacağız” demişti. Acaba hala aynı fikirdeler mi? Başkanlık sistemiyle ilgili her gece tv kanallarında izlediğimiz tartışma programlarında, bu sorunun kimse tarafından sorulmaması hayret verici! Böyle bir uygulama muhalefeti yok eder ve göreve gelecek başkana oy vermeyen kitlenin temsil hakkını ortadan kaldırarak, ülkeyi ortadan ikiye böler.

Yeni yetkilerle donanıp, siyasi vasıf kazanan valilerin tek bir adam tarafından atanacak olması, net bir şekilde demokrasinin askıya alınması ve mutlak bir diktatöryel düzenin tesis edilmesi anlamına gelir ki bu, birkaç sene içinde hiçbir dış müdahaleye gerek kalmadan Türkiye’nin bir iç savaşa girmesine ve çöküşüne sebep olur. Valilerin atandığı bir başkanlık modelinin dünyada örneği yoktur.

Yakın bir geçmişte, toplumun aklıyla alay edercesine “Türk tipi başkanlık” sloganları atılıyordu. “Türk tipi başkanlık” ne demektir? Ülkenin tarihinde böyle bir model mi var? Yoksa burada kastedilen sultanlık tipi olabilir mi?

Başkanlık sistemi Türkiye için uygun olabilir ama asıl mesele nasıl bir modelin uygulanacağıdır. Dönemsel siyasi hesaplarla, mutlak güç hırsıyla böyle bir model uygulanması ülkeyi felakete götürür. Halbuki sistem değişikliği, toplumun kaderini ilgilendiren, partiler üstü bir meseledir. Bu değerlendirmelerin partizanlığa kapılmadan yapılması gerekir. Unutulmamalıdır ki siyasetçiler, hükümetler gelip geçicidir.

Hamza Yardımcıoğlu
11.11.2016

    Çıktı       E-Posta

Kimler Neler Demiş?

3 Yorum - "Türkiye’nin Kaderini İlgilendiren Soru"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
secret_key
Ziyaretçi
Hepimiz bu endişeyi yaşıyoruz syn hocam,okadar çok şeyi sorgulamaya başladıkki artık görüntude federatif yapı geliyor ,gizli kapaklı amerikan emperyalizminin kölesi olduk vari düşunceler gırla gitsede yeni anayasal düzenin osmanlıcı bakış açısını gudeceği din ve devlet işlerini ayıran bir yapıdan osmanlının taktiğine geçeceği de anlaşılabiliyor Elbette iktidarlar gelir ve geçerler,başkan olabilmek için başkanlığı getiriyor diyenlerde bir daha düş7nsunler ,çok düşundüm bende bu hususta ama başka bir alternatifi yok ,bu bir bölunme olarak düşünülmemeli osmanlı devletininde sancakları vardı ve devlete bağlıydılar Kehanetcilerin kehanetlerinin tamda ortasındayız sanki,ve bin yıl bu kurdukları yeni duzen hüküm surecek öngörüleride var,ve bir şeyler yeni kurulurken sancılı sureçlerin… Read more »
Osman
Üye

Chp gibi bir fitne yuvası varken hangi ortamda birliktelik sağlanarak toplumun her kesmine hitap edecek bir anayasa yapmak ne kadar mümkün acaba. O bahsi geçen hemen hemen hiçbir sözü anlamayan bozgunculuk yapan topluluktan farksızlar

wpDiscuz

Bunlar da ilgini çekebilir

Doç. Dr. Yavuz Örnek, Nuh Tufanını Anlatıyor

Devamını Oku →