Yazar: 17:50 Analiz, Manşet Haberler, Politika

Amerika Halkının Sınavı – Eski Dünya Yeni Sisteme Karşı

Amerikan Başkanlık Seçimleri

SARS-COV-2 pandemisi, Antifa, BLM terörleri eşliğinde bu seneki Amerikan başkanlık seçimleri bütün dünyanın gündeminde. Bu konuda herkes fikir söyleme çabasında. Ancak burada fikir söylemeden ziyade aslında bilinçaltında yatan kaygılar önemli. Çünkü bu sadece bir ülkenin cumhurbaşkanlığı seçimleri değil, iki ideolojinin çatışmasıdır.

Bir tarafta, Obama döneminde Başkan yardımcılığı yapmış Joe Biden Demokratlar partisinin umudu olmuş, diğer tarafta, Amerika’da paradoksal seslense de bu zaman kadar olamayan ve Obama döneminde zirveye çıkan ırkçılığa karşı birleşmiş insanlar çare olarak Donald Trump’ı desteklemeye devam etmekteler.

Birçok Amerikalı Biden’ın sağlık sorunlarının olduğunu ve iktidarı elinde tutmaya muktedir olmadığını, bu yüzden kısa süre sonra görevden alınıp yerine Başkan yardımcılığına aday gösterilen Senatör Kamala Harris’in getirileceğini iddia etmekte. Böylece, Biden’ın Obama taraftarlarının sempatisi kazanmak için öne sürülmesi, asıl hedefin Harris’i başkan yapmak olduğu da siyaset kulislerinde konuşulmakta.

Ayrıca Demokratlar, onları destekleyen oligarşinin de etkisiyle uzun süredir sokakları terörize eden ultra solcu Antifa ve BLM (Black Lives Matter) örgütlerini destekleyerek, onların PR’ını yaparak çoğunluk illüzyonu yaratmakla Cumhuriyetçilerin mevkilerini sarsmaya çalışıyorlar.

Ancak Antifa ve BLM örgütlerinin vandalist tutumları, ister siyahi, ister beyaz çoğu Amerika’lının hem kabusuna çevrilmiş, hem de bu örgütlerin destekleyicilerine nefreti de artırmaktadır. İnsanlar artık kendilerini güvende hissetmiyor, gelecekleri için endişe ediyorlar.

Alman Ekonomi profesörü Anthony Müller de Antifa’yı şöyle tanımlıyor: “Sol, liberalizm kavramını benimsedikten ve kelimeyi orijinal anlamının tersine çevirdikten sonra, Antifa hareketi gerçek gündemini gizlemek için yanlış terminoloji kullanıyor. Kendilerini “anti-faşist” olarak adlandıran ve düşman faşizmini ilan eden Antifa, aslında en önde gelen faşist harekettir. Antifa üyeleri faşizmin muhalifi değil, onun gerçek temsilcileri. Bu hareketin düşmanı faşizm değil, özgürlük, barış ve refahtır.

Bu harekatlar aslında totaliter ve rövanşist hareketler olarak nitelendirilebilir. Bu yüzdendir ki, Haziran ayından beri silah satışlarında %139 artım olmuş, silah satışı mağazalarında mühimmat kıtlığı yaşanmış. Amerikan toplumunda güvenlik kaygıları en yüksek seviyeye ulaşmış. Toplumsal güvenlik sarsıldığında insanlar bütün sorunları ikinci plana atar, güvenliği yeniden temin etmek için gerekirse Şeytana bile oy verirler.

Şimdi Amerikan halkı geleceklerini belirleyecek bir sınav karşısında: ya Demokratların istediği rövanşist çoğunluk illüzyonu iktidarı ele geçirecek, ırkçılık zirveye çıkacak ve Batı medeniyetinin temelleri sarsılacak; ya da Trump’ın güvendiği ve sık sık vurguladığı sessiz çoğunluk eksik ve sorunlu olsa da Batı medeniyetine sahip çıkarak, ırkçılıkla gerçek mücadelesini verecektir.

Dr. Behlül Aliyev’in diğer yazıları için buraya tıklayabilirsiniz.

(Visited 60 times, 1 visits today)
Kapat
Yandex.Metrica